Çin, yapay zekânın enerji ihtiyacını karşılayabilmek için nükleer füzyona yöneliyor

Çin, son yıllarda hızla güçlendirdiği enerji altyapısı sayesinde, yapay zekânın giderek artan enerji ihtiyacını karşılama konusunda şu ana kadar ABD’den daha iyi bir iş çıkardı. Ancak uzun vadede onların da yeni çözümler geliştirmesi gerekiyor. İlk aşamada yenilenebilir enerji kaynaklarına bel bağlayan Çin, bir yandan bu konuda eline güçlendirirken, diğer yandan nükleer enerji ve nükleer füzyona da büyük yatırımlar yapıyor. Üstelik Çin’in bu alandaki hedefi yalnızca kendi elektrik ihtiyacını karşılamak değil; Nükleer teknolojilerde küresel bir lider ve gelecekte önemli bir ihracatçı olmak. Çin’in Nükleer Enerji Yatırımları Hızlanıyor
Şu anda dünya genelinde 58 yeni nükleer reaktör inşa ediliyor. Bunların yarısından fazlası Çin’de. Tabii bunlar konvansiyonel reaktörler. Pekin yönetimi bunun yanında daha küçük ve modüler yapıya sahip yeni nesil nükleer reaktörlere, yani SMR’lara (Small Modular Reactor) da yatırım yapıyor. Bu reaktörlerin geleneksel nükleer santrallere kıyasla daha küçük ölçekte kurulabilmesi ve modüler şekilde üretilebilmesi, farklı tesislerin enerji ihtiyacını karşılamak açısından önemli bir avantaj olarak görülüyor.
Yapay Zekâ Veri Merkezlerinin Tüketimi Dört Katına Çıkabilir
Elbette Çin’in nükleer enerji yatırımlarının tek sebebi yapay zekâ değil. Ancak yapay zekânın giderek artan enerji ihtiyacı bu yatırımları daha elzem hâle getiriyor. Financial Times tarafından paylaşılan tahminlere göre Çin’deki veri merkezlerinin elektrik tüketimi 2030 yılına kadar yaklaşık dört katına çıkarak 774 teravatsaat seviyesine ulaşacak. Böylesine büyük bir talebi kesintisiz olarak karşılayabilmek için nükleer enerjinin kritik bir rol üstlenmesi bekleniyor.
Çin’in nükleer enerji tarafındaki bu atılımı sadece devlet kurumları tarafından ilerletilmiyor. Bunun yanı sıra özel sektör de bu dönüşüm de önemli bir rol üstleniyor. Devlet fonları ve araştırma kurumlarıyla bağlantıları bulunan özel şirketler de SMR gibi yeni nesil teknolojiler üzerinde çalışıyor. Örneğin Şanghay merkezli Junhe Atomic, SMR kullandığı ilk tesisini 2031 yılında çalışır hâle getirmeyi hedefliyor. Junhe Atomic’in planlarından biri de küçük nükleer reaktörleri, Çin’in zaman içerisinde kapatılması beklenen eski kömür santrallerinin bulunduğu alanlara kurmak. Böylece mevcut enerji altyapısının, şebeke bağlantılarının ve santral sahalarının yeni nükleer sistemler için yeniden kullanılabilmesi hedefleniyor.
Ancak Çin’in nükleer enerji planları burada bitmiyor. Ülke, çok daha uzun vadede yapay zekanın enerji ihtiyacını karşılayabilecek en iddialı teknolojilerden biri olarak görülen nükleer füzyonu da geliştirmeye çalışıyor.
Çin Nükleer Füzyon İçin de Büyük Yatırım Yapıyor
Nükleer füzyon, başarılı olması hâlinde enerji sektörünü kökten değiştirebilecek bir teknoloji olarak görülüyor. Füzyonda amaç, Güneş’in içinde gerçekleşen sürece benzer şekilde hafif atom çekirdeklerini çok yüksek sıcaklık ve basınç koşullarında birleştirerek büyük miktarda enerji açığa çıkarmak. Ancak bunu Dünya üzerinde kontrollü ve ekonomik bir şekilde gerçekleştirmek son derece zor. Çin’deki bazı şirketler bu nedenle farklı füzyon yaklaşımları üzerinde çalışıyor. Bunlardan biri olan NovaFusionX, plazmayı manyetik alanlarla hapsetmeye dayanan “field-reversed configuration” (FRC) yaklaşımına odaklanıyor. NovaFusionX’in kurucusu Guo Houyang, daha önce ABD Enerji Bakanlığı’nın Washington Üniversitesi’ndeki en büyük FRC araştırma programında deney lideri olarak görev yapmış bir isim. Zamanla Çin’e geri dönen Guo, bu yaklaşımın (FRC) yapay zekâ veri merkezlerinin hızla artan elektrik ihtiyacını karşılayabilecek düşük maliyetli bir füzyon yöntemi olabileceğini savunuyor.
NovaFusionX, bu yılın sonuna kadar ilk plazmayı elde etmeyi, 2029 yılına kadar ise “net enerji kazancı” aşamasına ulaşmayı hedefliyor. Net enerji kazancı, füzyon reaksiyonundan elde edilen enerjinin reaksiyonu sürdürmek için sisteme verilen enerjiyi aşması anlamına geliyor. Bu, ticari füzyon enerjisine giden yolda en kritik eşiklerden biri.
NovaFusionX, ilk demonstrasyon reaktörünü 2030’ların başında inşa etmeyi planlıyor. Tesisin yaklaşık 3 milyar yuan, yani yaklaşık 440 milyon dolar maliyetle kurulması öngörülüyor. Şirketin yatırımcılardan şimdiden 2,4 milyar yuan civarında kaynak topladığı belirtiliyor.
Çin, Nükleer Füzyon Projelerine ABD’den Üç Kat Fazla Yatırım Ayırdı
Financial Times tarafından paylaşılan bir rapora göre Çin, ticari kullanıma yönelik füzyon projelerine ABD Enerji Bakanlığı’nın desteklediği benzer projelerin yaklaşık üç katı kadar yatırım aktarmış durumda. Füzyon teknolojisi,Çin Komünist Partisi’nin önümüzdeki beş yılı kapsıyan ekonomik kalkınma planında öncelik verilen sekiz teknoloji alanından biri.
Çin’in bu alandaki tek avantajı finansman değil. Ülkede yüksek teknoloji üretimi için gelişmiş bir tedarik zincirinin bulunması, üniversiteler ve araştırma kurumlarının sürece dâhil olması ve hem devlet hem de özel yatırımcıların füzyon şirketlerine kaynak aktarması, yeni teknolojilerin geliştirilmesini hızlandırabilir.
Bu yaklaşım başarılı olursa Çin yalnızca yapay zekâ için ihtiyaç duyduğu büyük miktardaki elektriği üretmekle kalmayacak, aynı zamanda geleceğin enerji teknolojilerinde de önemli bir üretici ve ihracatçı konumuna ulaşacak. Tabii bunun için öncelikle nükleer füzyonun ticarileşmesinin önündeki önemli engelleri aşması gerekiyor. Ancak son dönemde yaşananlar, bu konuda epey kararlı olduklarını gösteriyor.
Kaynak: Kocasinan Kırtasiye








